♥ | Rock Fan CLub © 2009 | ♥

♥ | Rock Fan CLub © 2009 | ♥

♥ | Rock Fan CLub © 2009 | ♥
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Carpathian Forest Röportajı [2006]

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Dαrky '
ραтяση
ραтяση
avatar

Mesaj Sayısı : 285
Points : 800
Rep Sistemi : 2
Kayıt tarihi : 17/07/09
Nerden : İzmiR

MesajKonu: Carpathian Forest Röportajı [2006]   C.tesi Tem. 18, 2009 1:27 pm

Black metalin eğlenmeyi seven gruplarından Carpathian Forest, yoksa artık büyümeye başlama tehlikesiyle mi karşı karşıya?
İnsanlardan kendilerini soyutlamalarıyla ünlü gruptan gelen son bomba "Fuck You All!!!" daha önceki albümlerinden de tehditkar.
İşte görsel klişelerde uyuşmuş izleyicileri yeni yollarla şok etmek ve korkutmak gibi kaygıları geride bırakmış grupla yapılmış en son
röportaj.

Röportajı yapmak üzere kararlaştırılan mekana vardığımızda grubun tur menejeri Nattefrost'un nerede olduğunu bilmediğini söylüyor. (Sonradan
öğrendiğimize göre bu ortadan kaybolma işi Nattefrost'un uzmanlık alanına giren bir konuymuş) "Ona 6 ay süreyle bile ulaşamadığımız zamanlar
oluyor. Bu turneye çıkarken feribot kalkmadan bir saat öncesine kadar ortalıkta yoktu ve bugün hala turnede olduğundan bile emin değiliz" diye açıklamada bulunuyor Tchort omuzlarını silkerek. İnanmayan bir tavırla soruyorum, Nattefrost "gerçekten"de kayıp mı şimdi? "Evet" diye
iç çekiyor gitarist. "Gerçekten nerede olduğunu bilmiyoruz". Tchort'a göre Carpathian Forest öylesine dinamik bir grup ki ne bu Avrupa turnesinden
önce ne de başka zaman pek bir araya gelip prova yapma gereği duymamışlar. Tchort, Nattefrost'un -daha az teatrel olan gerçek adıyla Roger'ın- konser
zamanı gelmeden ortaya çıkacağını umarak röportaja devam etmeye karar veriyor.

"Fuck you all!!!" Carpathian Forest'ın 2003'te çıkarttığı Defending The Throne Of Evil albümünü izleyen yeni albümleri. Tchort albüm kayıtlarının
2004 sonlarında başladığını, fakat tamamlanmasının umduklarından uzun sürdüğünü söylüyor. Ve radikal bir değişimle bu albümdeki çoğu şarkı da Tchort imzası
taşıyor. "Yeni albümdeki şarkıların yarısından fazlası bana ait. Defending... albümü hafif senfonik gibiydi, o yüzden sanırım Fuck You All!!!'un bir
önceki albüme göre daha thrash ve old school etkileri taşımasının nedeni de bu oldu. Bence pek çok old school black metal şarkıda punk müziğinin etkileri
görülebilir. Biz müzikteki bu punk ve rock'n roll etkilerini hep önemsedik. Sanırım bu bizi diğer gruplardan ayıran bir özellik. Nattefrost'a gelince
o hala grubun başı ve her zamanda öyle kalacak. Ben bugüne değin tek bir black metal şarkısı bestelemimiştim. Bu albüm benim bu anlamda ilk denemem.
Umarım son da olmayacak".

Tchort'un Emperor ve Satyricon gibi black metalin efsanevi gruplarında çalmış bir insan olduğunu düşününce bu itirafı oldukça ilginç geliyor.
"Farklı bir tarzdan geliyorum ve bugüne kadar Carpathian Forest'ı farklı bir yöne çekmekten korktuğum için beste olayına girmemiştim, grubun
ayağını kaydırmayı istemedim. Nattefrost bizi kafamıza birer kurşun sıkarcasına uyandırdı ve tüm şarkı sözlerini, besteleri ve vokalleri
ben yapacaksam yoluma solo devam ederim daha iyi dedi. Nattefrost grubunu da bu nedenle kurdu zaten".

Sahneye çıkma zamanı iyice yaklaştığında Nattefrost'un görüldüğü haberi geliyor. Bu saate kadar nerede olduğunu kimse öğrenemese de turnede görevli
kişilerin Nattefrost'un dönmesiyle rahatladıkları da açıkca görülebiliyor. Nattefrost konuşurken kimi zaman gayet savunmasız, kimi zamansa bulutlar
bürünen ve içinde şimşekler çakan gözleriyle tam bir tezatlıklar insanı. Çevresi -bunu başka bir kelimeyle anlatmak çok zor- sanki "yanlışlıklarla"
sarılmış durumda. Kolları kendi kendine verdiği zararların izleriyle ve yanık lekelerine benzeyen kırmızı lekelerle dolu. Sinirli görüntüsüyle
yanından geçen kadınlara aç bir kurt gibi bakmakta. Fuck you all!!! albümünün hazırlık aşamasındaki uzun süreçten söz edince gülümsemesini bize
göstermeye karar veriyor. "Uzun bir süre iletişimimiz oldukça kötüydü ve diğerlerine sürekli bağırıyordum. Ama şimdi herşeyi benim yapmak zorunda
olmamamla tüm işler çok daha yolunda gidiyor. Tchort yıllardır grupta olmasına rağmen gitar çalmaktan başka hiç birşey yapmıyordu, onun da artık
Carpathian Forest tarzında şarkılar yapabilmesi ve benden yükün yarısını almış olması güzel. Defending.... albümünden farklı birşeyler
yapalım istedik. Onda çok fazla klavyeye boğulmuş şarkılar vardı, bu albüm ise daha metal. Formülü bozmak değil bu tabii, yine rock'n roll ve
thrash limitlerindeyiz. Açık görüşlü bir dargörüşlü olmaya çalışıyorum diyebiliriz."

Bu Carpathian Forest'ın yeni albümleri Fuck You All!!!'da en yaratıcı ve uyumlu halde olduklarını mı gösteriyor? Çünkü bugün tanık olduklarımızdan
grubun birlikte müzik yapmak bir yana bir arada olmaktan bile hoşlanmadıklarını bile kolaylıkla çıkarabiliriz. "İletişim hep bir problem, biz çok
farklı karakterlerde insanlarız çünkü. Onlara güveniyorum, birlikte çok uzun zamandır müzik yapıyoruz, ama birlikte ne konuşabiliriz ki? Örneğin
davulcumuza çocukların nasıl diye sorabilirim, ama bu umurumda olan birşey değil ki! Aynı şehirde yaşasaydık onlarla ne konuşur ne de aynı puba giderdim.
Birlikte prova bile yapmıyoruz. Evet hedeflerimiz aşağı yukarı aynı ama black metal izcilik kampı demek değildir! Daha kişisel birşey. Önceleri
turneye çıkmaktan bile hoşlanmazdım, şimdi eskisi kadar rahatsız değilim turneye çıkmaktan ama genelde kendi başımın çaresine bakıyorum. Bir "kapama"
düğmem var ve bunu ara sıra vücudumu devre dışı bırakmak için kullanıyorum. Hiç kimseyle konuşmuyorum böyle zamanlarda". Tchort'a göre
Fuck You All!!!'ün albüm kapağı Nattefrost'un yaptığı ve bize onun hayatıyla, problemleriyle ve kişiliğiyle ilgili ip uçları veren pek çok
skeç ve çizim barındırıyor. Biz de bunu vokalistin kendisine sormadan edemiyoruz. "Bu çizimleri ********** aldığım zamanlarda terapi niyetine
yapmıştım. Bu bir atın penisi, bu tanrının işareti bu da incilden bir alıntı ve ancak bu formülü çözebilirseniz beni anlayabilirsiniz ve hatta beni
ağlatabilirsiniz bile. Evet, bu benim için kaydetmesi ağır bir albümdü."

Elindeki beyaz şarap şişesi yarılanmış durumda (Daha sonra konserde iki şişe daha götürecek). Bunun konserlerde sorun çıkarıp çıkarmadığını
soruyorum. "Bazen alkolle problemlerim oluyor" diye itiraf ediyor vokalist. Bu yüzden turnedeyken ve konserlere çıkarken sarhoş olmamaya
çalışıyorum. Geçmişte pişmanlık duyduğum konserlerim var tabi. Onlardan ders almaya çalışıyorum ve bu yüzden spora bile başladım". Nattefrost'u
spor yaparken hayal etmek neredeyse imkansız. "Evet bu aralar düzenli olarak spor yapıyorum. Alkol veya **********ya değil de spora bağımlılığım var
diyebiliriz. Ama çevrede hala benimle ilgili kötü dedikodular var. İnsanlar sansasyonelliği seviyor. Benim kötü birşeyler yapmamı ve yoldan çıkmamı bekliyorlar.
Penisimle, popomla, **********yla ilgili sorular soruyorlar sürekli ve ben de duymamazlıktan geliyorum tüm bunları. Tabii ki tüm bunların suçlusu
benim. Geçmişte herkesin yapmayacağı aptalca şeyler yapmadım değil. Kendi pisliğimi tüm vücuduma sürmek gibi! Aslında kendimden korkuyorum, çünkü
bir seri katil gibiyim. Arada sırada mantar almalıyım mesela. Dünyayı yukarıdan görmeliyim. **********yu azaltmayı deniyorum ama sadece ot içiyorum.
Yaşlandım artık." 30'larında olan Nattefrost sonunda ölümlü olduğunun ve vücuduna iyi davranması gerektiğinin farkına varmış gibi. Yeni bir yola
girdiğini söylüyor ve ekliyor: "Artık partileri hiç sevmiyorum. ****** ve amfetamin alıp insanlarla konuşmayı da. Altılık biramı içip futbol izliyorum
artık. Dışarı çıkmıyorum pek. Zaten herkesle ilişkimi kestiğimden hiç arkadaşım da yok artık". Sessizleşiyor bir an Nattefrost ve devam ediyor. "Şu
aralar Oslo'dan taşınma planları yapıyorum. Dağlık bir yerlere taşınacağım. Oralarda rüzgarın sesini dinlemek çok hoş. Çadır kurmak ve kamp yapmakta."

Black metal'in en eski koruyucularından biri olduğundan Nattefrost'a piyasanın bugünlerdeki haliyle ilgili soru sormamak abes olur diye düşünüyorum.
"Dar kafalı ve aptalca buluyorum piyasanın çoğunluğunu. Derin bir felsefeleri yok. Norveç hem aşırı hristiyan hem de hristiyan karşıtı bir ülke.
Ben iki tarafı da seviyorum, ikisinin ortasındayım diyebiliriz. İyi bir hristiyanı, kötü bir sataniste tercih ederim, aynı şey çünkü sadece dinler farklı. Eğer
black metal yapıyorsanız dışınızda büyük bir ters haç, içinizde ise küçük bir haç olmalı. Çünkü karşı görüşü asla reddetmemelisiniz. Hristiyanlığında
çok iyi yanları var, ama farklı mezhepler ve tarikatlarla orijinali değiştirilmiş ve farklı anlaşılmış durumda. İnsanlardaki iyiye ve kötüye
inanıyorum ve buna Tanrı ve Şeytan demeyi seviyorum ben."

Nattefrost'un kendisini bilinçli olarak yalnız bir insana dönüştürdüğü hissediliyor. Peki herhangi bir insanın kendisine yakınlaşmasına
hiç mi izin vermiyor? "İnsanlarla aramda hep bir duvar var. Kimseyi özel alanıma alamam. Şiddetten hoşlanmam ve oldukça minyon bir insanım.
Yani bir kavgada elime kalemi alıp karşıdakinin şah damarına saldırmam yeterli. Sahnede olanların yüzde onunu bile hatırlamıyorum çoğu zaman.
Kafamda birşeyler oluyor ve bir süreliğine bu dünyadan ayrılıyorum."


Kaynak: Terrorizer UK

_________________

Sadakât” Mıydı Zamana Yenilen… Yoksa ”Zaman” Mıydı İhanete Buyur Gel Diyen ..



Rocky Fan '
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Carpathian Forest Röportajı [2006]
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hilary Duff Röportajı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
♥ | Rock Fan CLub © 2009 | ♥  :: Rock&Metal :: Rock & Metal Röportajları-
Buraya geçin: