♥ | Rock Fan CLub © 2009 | ♥

♥ | Rock Fan CLub © 2009 | ♥

♥ | Rock Fan CLub © 2009 | ♥
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Napalm Death Röportajı : Sürpriz Bir Saldırı [2006]

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Dαrky '
ραтяση
ραтяση
avatar

Mesaj Sayısı : 285
Points : 800
Rep Sistemi : 2
Kayıt tarihi : 17/07/09
Nerden : İzmiR

MesajKonu: Napalm Death Röportajı : Sürpriz Bir Saldırı [2006]   C.tesi Tem. 18, 2009 1:49 pm

Müzik serüvenlerine başlamalarının ardından 20 yıl geçmiş olmasına rağmen sizi hazırlıksız yakalayabilecek çok az grup vardır. Napalm Death’in son albümü “Smear Campaign” işte tam bunu yapmakta. Grup yeni albümlerinde, daha önce hiç görmediğimiz bazı yeni etkileşimlerini bize sunmakla kalmayıp, yine herkesi şaşırtan sürpriz bir misafir sanatçıyı da kullanmış. İşte vokalist Barney Greenway’le kısa bir süre önce yapılmış ilginç bir röportaj.


Napalm Death, gezegenimizdeki herhangi başka bir ülkeden gelmiş olamazdı. Amerika onlardaki gibi bir brutallik ve içtenlik karışımını 20 yıl boyunca bizlere verecek bir grup tüküremezdi kanımca. Politik akılları, zırvalara kapalı olan tavırları ve soundlarıyla buram buram Britanya kokmaktalar. Hatta Almanya’da Century Media’nin head ofisinde bulunan Barney, röportaja Britanya’daki hava durumunu sorarak başlıyor. Bundan daha İngiliz olunabilir mi ki?

Yeni albümleri “Smear Campaign”in ise tipik bir Napalm Death albümü olduğu söylenemez. “Bazı yönleriyle öyle, bazılarıyla değil.” diye başlıyor Barney. “Sanırım “The Code Is Red... Long Live The Code”un devamı olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz. Daha hızlı yanları var tabii ve daha deneysel.”

Deneysel bu albüm için doğru bir kelime. Örneğin ilk parça “Weltschmerz”in damarlarından Killing Joke grubu, kapanış parçasında ise Swans grubu akıyor sanki. Bu parçaları ilk kez duyanların bunların birer Napalm Death parçası olduğunu anlamaları uzun sürecek gibi görünüyor.

“Evet, haklısın, bu işlerden anlayanlar Killing Joke, Swans, Slab ve Sonic Youth gibi gruplardan etkilendiğimizi halihazırda bilirler zaten. Bu gerçek pek Napalm Death ile ilgili konuşulmayan bir gerçek ama hep vardı.”

“Smear Campaign”de ayrıca 80’lerin anarcho-punk etkileri de görülmekte. Hatta bence metalden çok punk olduğu bile söylenebilir!

Barney şaşırmamış görünüyor: “Tamam, sen böyle düşünebilirsin. Asıl etkilendiğimiz gruplar - ki bunları sürekli tekrar edip durmamızdan bıkmış olabilir insanlar - GBH ve Discharge’dır. Sözler açısından ise ta ilk zamanlarımızdan beri Carcass tabii ki. Bu gruplar hep arka plandaydılar o yüzden gözlemlerin makul; ancak daha mı fazla metal, daha mı az metal, daha fazla punk, daha az punk, daha hardcore, daha az hardcore bunların önemi olmadığını düşünüyorum. Samimi olarak söylüyorum ki yeni bir albüm için besteler yapmaya başladığımızda içimizden ne gelirse onu yapıyoruz. Ve tabii ki bundan daha az olsun, şundan daha fazla olsun diye düşünmek yerine grubumuzun tarihine layık olacak ve kendimizi tekrar etmeyeceğimiz en iyi albümü yapmaya çalışıyoruz. Arada küçük ayrıntılar ekleyerek ve farklı yönlere keşiflere çıkarak ortaya insanlara anlatmak istediğimizi en iyi şekilde anlatacak güzel albümler çıkıyor diye umuyoruz.”

Ama eminim ki bu kadar uzun yıllardır birlikte olan bir grup için yaptıkları yeni şarkıları ve bu şarkıların içerdiği mesajları içlerine sindirmeleri daha uzun zaman alıyordur, yanılıyor muyum?
“Hayır, uzun sürmüyor.” diye rahat bir cevap geliyor Barney’den. “Hiçbir zaman planla hareket etmiyoruz. Stüdyoda yarattıklarımız neyse o. İnsanların unuttukları birbaşka önemli faktör var ki o da eski endişelerimizin çoğundan kurtulduğumuz ve omuzlarımızdan büyük bir yükün kalkmış olduğu gerçeği. Bir başka deyişle plak şirketinin haftaya ne gibi tatsız sürprizlerle karşımıza çıkacağı gibi bir problemimiz yok. Bu bizi daha yaratıcı ve daha hevesli hale getirdi, böylece daha kaliteli işler çıkartabiliyoruz. Sonuçta dördümüzü önceden haber vermeden bir odaya koyup ‘çalın’ deseler ne yapacağız? Doğal olarak içimizden geleni çalacağız. Hızlı, çok hızlı çalacağız çünkü biz buyuz ve bunu biliyoruz. Son iki albümdür plak şirketimizden ve bize yardımcı olan insanlardan çok memnunum. Arkamda güvenebileceğim insanların olduğunu bilmek çok güzel bir duygu. Bu hayatımı çok fazla kolaylaştırmakta - her ne kadar ben de boş durmuyor ve beste yapmanın dışında günde yine bir 8-10 saatimi evde Napalm Death icin çalışarak geçiriyorsamda.”

Yukarıda söylediklerinden de anlaşılıyor ki Barney’in hayatı Napalm Death. Peki hiç zorluklar yaşamıyor mu? ‘İtiraf etmeliyim ki, “Code...” albümünü bitirdiğimizde o kadar iyi karşılandi ki ne yapacağımızı, bir dahaki albümde onu nasıl aşacağımızı şaşırdık bir süreliğine. Sonra stıüyoya girdik ve herşey kendiliğinden şekil aldı. “Smear...” albümümüz bittiğinde iyice bir dinledim ve ‘Bu daha da iyi olmuş!’ diye düşündüm. Kısacası pek baskı olduğu söylenemez hayatımızda.”

Grubun prodüktor Russ Russell ile aralarının iyi olması da bir artı tabii. Russell bu albümle Napalm Death için dördüncü kez prodüktörlük yapıyor. Barney Russell’a övgüler yağdırmak için sabırsızlanıyor:
“Russ Napalm soundunu çok çok iyi anlayan bir adam. Bir Napalm albümünde olması gereken faktörler var; çiğ olmalı, kendiliğinden/çabasız/içten olmalı ve açık/anlaşılır olmalı. Bunların hepsini “Smear...”de bulmak mümkün ve bunları bir arada bulmanın oldukça zor olduğunu düşünmekteyim. Bu nedenle Russ’tan başkasının bir Napalm Death albümü prodükte etmesini asla düşünmem bile.”

Barney haklı. Piyasada stüdyoya girdiklerinde soundlarını kontrol edemeyen öyle çok ‘extreme’ grup var ki.

“Scum” albümlerinden beri Napalm Death hızlı ve brutal gruplara bir ilham kaynağı oldu hep. Grup olduğu yerde de saymadı; değişti ve gelişti. Aslında Napalm’dan etkilendiklerini söyleyen birçok grup Napalm’ı bütünüyle anlayabilmiş değil. İşte bu yüzden onlar hala ilerde ve tepelerdeler.

Alçakgönüllü bir moda girmiş Barney: “Çok iyisin, saol. Sonuçta 17 yıldır birlikte beste yapmanın bir sonucu olsa gerek, çok iyi geçiniyoruz. İçimizden biri kötü bir gün geçirse hemen yardıma koşuyoruz. Ama beste yaptığımız odanın duvarında bir sinek olsaydın o besteyi tamamlama süreci oldukça şaşırtırdı seni. Bizim için beste yapmak da, birlikte çalişmak da kolay.”
Ve sürpriz misafir şarkıcı: Anneke Van Giersbergen. Evet doğru, Napalm Death ve bir kadın vokalist!
“Tahmin de edilebileceği gibi internet forumlarında halihazırda kaşlar kalkmış durumda. İnsanlar, şimdiye kadar bizim misafir sanatçılara yer verdiğimizde, bunun yaptığımız işle aynı bağlamda olduğunu öğrenmiş olmalıydı. Pek çok grup kendi vokalistlerinden pek de farklı söylemeyen misafir bir vokalist buluyor ve bunu sadece albüm kapağına o kişinin adını yazmak için yapıyor. Bir önceki albümde de Jello Biaffra katılmıştı bize. Onun söylediği şarkının orjinaliyle (sadece ben soylerkenki haliyle) Jello’nun katıldığı halini karşılastırdığınızda görüyorsunuz ki Jello şarkıyı başka bir boyuta taşımış. Anneke’nin söylediği bölümü ise bestelerken bile bir kadın sesi için besteledim. Şimdi kulağınıza komik gelecek ama kendi sesimi kadın sesine benzetip o bölümü kendim söylemeyi bile düşündüm bir ara.”

Pardon? Dağları titreten Barney Greenway bir kız gibi mi söyleyecekti?

“Söyledim bile, demo duruyor, hiç de fena olmadı. Daha fazla ruha ihtiyacı vardı sadece. Kimleri konuk edebileceğimizi düşündük, opera sanatçılarını istemedik ama. Anneke’yi menejerimiz önerdi ve çok da iyi oldu.”

Bahsedilen “In Defence” şarkısı albümün ortalarında. Tıpkı iyi bir kitaptaki beklenmedik bir değişim gibi.

“Evet, aynen!” Barney’in sesindeki heyecan okunuyor. “Eklemek istediğim birşey var, kulağa biraz kibirlice gelecek ama Shane ve Mitch riff bestecileri olarak pek de hakettikleri değeri görmüyorlar bence. Metal dünyasında duyduğum en iyi rifflerden bazıları bence bu ikilinin riffleri ve bunları bestelerken sadece gitarlarini kullanıyorlar.”

Bu doğru. Shane hardcore olmayan soundlara olan merakıyla ilgili daha önce de pek çok kez konuşmus bir insan. Indie gitardan endüstriyel’e, Shane Napalm dünyasına daima tuhaflıklar armağan etmiş bir müzisyen.

“Bu kadar uzun süredir hala birlikte olmamızın nedenlerinden biri de hala birbirimize heyecan veriyor olmamız. Napalm Death her ne kadar ciddi bir grupsa da bizim için hala eğlenceli de ve bu önemli.”

Napalm Death’in müziğinden fazlaca bahsettik, gelelim en az müzikleri kadar önemli olan şarkı sözlerine. Grup bugünlere dünyanın haliyle, dünya liderleriyle ve genel olarak insanlığın durumuyla ilgili yazdıkları anlamlı sözlerle geldi. 17 yıldır bunları yazmasına rağmen Barney’in hala söyleyecek çok şeyi var.

“Çünkü bu ebedi birşey. Bu politik/hümaniter sözler yazmanın iyi yönü. a) kalbinizden gelenleri, kendi gözlemlerinizi yazıyorsunuz ve b) insanların dikkatini çekmek isteyeceğiniz yeni birşeyler sürekli oluyor! ”


Kaynak: Terrorizer UK

_________________

Sadakât” Mıydı Zamana Yenilen… Yoksa ”Zaman” Mıydı İhanete Buyur Gel Diyen ..



Rocky Fan '
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Napalm Death Röportajı : Sürpriz Bir Saldırı [2006]
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Modemlere SaLDıRı
» Hilary Duff Röportajı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
♥ | Rock Fan CLub © 2009 | ♥  :: Rock&Metal :: Rock & Metal Röportajları-
Buraya geçin: